25 Haziran 2009 Perşembe

Pardus İtalya'da kapak konusu oldu!





Özgürlükiçin.com sitesindeki haberde İtalyan teknoloji degilerinden birinin Pardus'u incelediği haberini okudum. Pardus'u inceleyen İtalyan dergisinin Pardus'taki özelliklerden "Bu bir mucize mi?" sözüyle bahsetmesi gerçekten insanın hoşuna gidiyor. Dergi Pardus'u 6 sayfa incelemiş. Gayet tarafsız bir gözle artılarını ve eksilerini ortaya koymuş sitedeki kısa Türkçe çeviriden çıkarabildiğim kadarıyla. Habere ulaşmak için bu bağlantıya tıklayın. Bu tip incelemelerin bizim yazılı basınımızda da artması dileğiyle.

Uyuyamıyorum





Evet, son günlerdeki yeni meziyetim bu, uyuyamıyorum. Bütün gece malak gibi oturuyorum bilgisayarın karşısında, ya müzik dinliyorum ya da internette geziniyorum. Arada bir de film izliyorum. Uyuyayım diye ayran içiyorum, koyun sayıyorum, yetmiyor çobanları da sayıyorum ama olmuyor. Ninni söyleyeyim kendime dedim, hem söyleyip hem uyuyamayacağımı anlayınca vazgeçtim. Sanırım şu veremediğim dersi çok kafaya takıyorum. Gerçi takılmayacak gibi de değilki o da! Neyse bu konudan bahsedip hem kendimi hemde sizi sıkmak istemem.

Kendimi tanıyamıyorum kaç günden beri. Aynaya baktığımda gördüğüm yüz benimki değil sanki. Eski neşeli adam gitmiş, yerine bu asık suratlı, çatık kaşlı, her daim kavga etmeye hazır gibi görünen bir adam gelmiş. Birisi ters bir şey söylese de, kavga etsek diye bakınıyorum ortalığa. Ne yediğim yemekten keyif alıyorum, ne içtiğim sudan tat. Sersem gibi bir şey oldum. Şimdi aşık mı oldun yoksa diyeceksiniz ama yok bu o tür bir sersemlik değil. Aşk ayrı bir sersemlik hali. Onu da yaşadık elbette ama mutlu sonla bitmedi o. Zaten benim mutlu sonla biten pek hatıram yok resmi kayıtlarda. Neyse çokta özele girmeyelim değil mi? :) Konumuzu dönelim. Ne diyorduk hah tamam, uyuyamıyorum. Evet uyuyamıyorum arkadaş ya. Kafamı yastığa koyar koymaz binbir düşünce doluyor zihnime. O ordan çekiştiriyor, bu burdan.


Bakalım birazdan uyumayı deneyeceğim ama başarabileceğimi sanmıyorum. Yine de umudumuzu korumamız lazım değil mi? O zaman bir şarkıyla uyku perimizi çağıralım (yalnız lütfen periye sarkmayalım,rica ederim). Evet
sıradaki parçamız Müzeyyen Senar'dan geliyor, Uyu Demeye Geldim. Bu şarkıyı kendime ve bütün uyuyamayanlara gönderiyorum.

23 Haziran 2009 Salı

Yine mi?!

Aöf 2009 yılı final sınavı sonuçları açıklandı. Kaldığım derslerden üçünü vererek kendimce büyük bir başarıya ulaşmamın yanı sıra, yıllardır veremediğim bir dersi yine verememem de kendime küsmeme, sövmeme, hakaretler yağdırmama neden oldu.

Bir de geçmem için gereken notun sadece iki puan aşağısında kalarak ortalamayı tutturamam da bu işin en eğlenceli (!) tarafı oldu. Bir görseniz sınav sonuç sayfasında bu tabloyu görünceki sevincimi, yanımda bir dakika durmaz, kaçardınız. Dünden beri hayalet gibi geziyorum. Yahu iki puan daha yukarıda bir sonuç almış olsam diplomamı alacaktım lan!... Hayır yanlış anlama sevgili okuyucu, buradaki lan sana değil, tamamiyle bir iç hesaplaşma bu.

Sanırım bu yazı da, sinir krizleri içerisinde, hayatta en sevdiğim ve bu yüzden durmadan kaldığım dersi, bir kez daha verebilmek için ders çalışarak geçireceğim. Hay ben böyle işin...

18 Haziran 2009 Perşembe

Türk Dünyası Müzikleri


Orta Asya'dan Balkanlara Türk Dünyası Müzikleri:



Bu eser T.C. Kültür Bakanlığı Devlet Türk Dünyası Müziği Topluluğu tarafından icra edilmektedir. Bu topluluk dünyada ve ülkemizde bu alanda faaliyet gösteren tek topluluktur. Önemli bir boşluğu doldurmuştur.

İnternette Orta Asya ile ilgili araştırma yaparken http://www.tika.gov.tr/TR/Icerik.ASP?ID=132 adresini buldum. Kültür Bakanlığı Devlet Türk Dünyası Topluluğu tarafından icra edilen iki cd lik bu çalışmayı muhakkak incelemelisiniz. Ben geç öğrendiğime pişman oldum, siz de vakit kaybetmeden dinleyin istedim. Kazaklardan Özbeklere, Gagauzlardan Tuvalara kadar birçok kardeş Türk devletine ait bu ezgiler, eminim hoşunuza gidecektir. Keyifli dinlemeler.

1.cd İçindeki Müzikler
Şarkı Adı Ülke
Mp3-Süresi
1.Aday
Kazakistan
2.Mingitav
Karaçay Türkleri
3.Uralım
Başkortostan
4.Kat Cazam
Kırgızistan
5.Savt-ı suvare
Özbekistan
6.Getme
Azerbaycan
7.Mari Kız
Gagauz Türkleri
8.Hasret Çektim
Uygur Türkleri
9.Bejin'den
Tuva
10.Ayrılmagız
Tataristan
11.Küşt depti
Türkmenistan
12.Şehnaz sarkı
Türkiye

II.CD İÇİNDEKİ MÜZİKLER
Şarkı Adı Ülke
Mp3-Süresi
1.Gaytağı
Azerbaycan (Seid Rüstemov)
2.Manas
Kırgızistan
3.Bar mi?
Türkmenistan
4.Cildizım
Kazakistan
5.Yarimnin saçı meyde
Özbekistan
6.Biz Kırım'dan Çıkkandan
Kırım Tatarları
7.Elmaların yongası
Türkiye
8.Şıngır Şıngır
Çuvaşistan
9.Münüse
K.K.T.C.
10.Khanza big
Hakas Türkleri
11.Sonamız gölde kaldı
Kuzey Irak Türkleri
12.Şefo'nun evi
Rumeli
13.Kiye henni
Saha-Yakut Türkleri
14.Tahtacı Semahı Türkiye

13 Haziran 2009 Cumartesi

Düğün Sezonu Açıldı :)





Bir düğün sezonu daha açıldı. Sırf bu ay içinde davetli olduğumuz üç düğün var. Bunlardan birisi akrabamın, diğeri en yakın arkadaşımın, bir diğerini ise tanımıyorum.:)

Dün iki akrabam ile birlikte düğünler için üst baş almaya çıktık. Kemeraltı'nın altını üstüne getirdik. Pazarlık yapmadan alışveriş yapmayan bana, akrabalarımdan biri daha katılınca kemeraltı esnafı ile gergin dakikalar da yaşanmadı değil hani. Özellikle gömlekçilerle olan pazarlıklarımız çok sıkı geçti. Gömlekçilerden birine o kadar çok ağladık ki adam duygulanıp bana sarılarak ülkenin durumunun ne kadar kötü olduğunu, herkesin aynı durumda olduğunu, kendisinin de çok sıkıntı çektiğini, esnafın da bitmek üzere olduğunu anlattı. Sıkı pazarlıklar sonucu siyah bir keten pantolon, bir siyah, bir gri gömlek aldım düğünler için. Bir de akşam pazarı hesabı sergide satılan siyah tişörtlerden iki tane aldım. Akrabalarımdan biri siyah kumaş pantolon ile siyah bir gömlek aldı. Diğeri ise bir ayakkabı, siyah keten pantolon ve iki adet gömlek aldı. Hepimizin düğüne simsiyah katılacak olmamız matem tutuyormuşuz gibi bir havaya neden olacağı aklımıza geldi bir ara ama yine de siyahtan hiçbirimiz vazgeçmedik. . Bu duygu seli içinde geçen alışverişimiz bittiğinde eve varmam gece 11' i bulmuştu. Gelir gelmez bir şeyler atıştırıp kafamı yastığa gömdüm. Ayaklarımın ağrısından uyuyamadım bir müddet fakat sonradan dalıp gitmişim.
Rüyamda bile esnafla pazarlık yaptım tüm gece. Artık siz hayal edin nasıl bir alışveriş olduğunu.

Alakasız Not: Bugün ÖSS ye giren bütün arkadaşlara geçmiş olsun diyorum.

8 Haziran 2009 Pazartesi

Linux Masaüstü Ortamları



Linux ile yeni tanışmış çoğu kullanıcının ilk etapta aklını allak bullak eden masaüstü ortamları konusuna değinmek istiyorum.

Masaüstü ortamı demek sizin bilgisayarınızda işlemleri yaparken işletim sisteminizdeki çalışan uygulamaları ve diğer tüm işleri yöneten programlar bütünü demektir. Yani bilgisayarınızı açtıktan sonra sizi karşılayan grafiksel arayüz, masaüstü ortamının ta kendisidir. İçerisinde simgeler, araç çubukları, dizinler, pencereler, duvar kağıtları ve sürükle bırak gibi kolaylaştırıcı yetenekleri barındırır.

Peki ama neden bu kadar çok bunlar?

Aslında bu sorunun yanıtı basit; Özgür yazılım!. Özgür yazılım dünyası size seçenekler sunar. Karar verip kullanmak yada kullanmamak sizin insiyatifinizdedir.

KDE, Gnome, XFCE... Hangisini kullanmalıyım?

Bunun kararını siz vereceksiniz elbette. Yalnız Linux'a yeni başlamış ve derinlere dalmaya başladıkça aklı karışanlar için bunların ne olduklarını kısaca bir özet geçmekte fayda var.

KDE

Kde, gnome ile birlikte Linux dünyasında adından en çok söz ettiren masaüstü ortamlarından birisidir. Gnu/Linux, Solaris, Bsd, Unix ve Unix benzeri işletim sistemleri ile Mac OS X ve Windows üzerinde çalışabilmektedir. Trolltech' in QT kütüphanesini ve kendine ait kde kütüphanelerini kullanarak geliştirilir. Başlıca yazılımları arasında; Amarok (ses oynatıcı), K3b (cd-dvd yakma araca), Kwrite (basit metin düzenleyici), Kmail (e posta yazılımı), Kopete (anında mesajlaşma yazılımı), Konversation (IRC yazılımı), Konqueror (dosya yöneticisi,internet tarayıcısı..), Kaffeine (ses ve görüntü oynatıcısı), Kmplayer (mplayer' in kde sürümü), Ktorrent (torrent yazılımı),Kmess (msn messenger yazılımı), Kget (dosya indirme yöneticisi), Krita ( grafik tasarım yazılımı), KPDF(pdf görüntüleyicisi), Knotes (not alma aracı) gibi yazılımlar bulunur. Kde uygulamalarının listesine bu adresten ulaşabilirsiniz.

Linux'a yeni başlayanlara tavsiyemdir. Windows'un arayüzü KDE'ye benzer yapıdadır. Bu yüzden ilk kez Linux kullanacaklara bu geçiş evresinde oldukça yardımı dokunur. Ayrıca son sürümü olan Kde 4. x ile birlikte bambaşka bir görünüme ve bir çok yeni özelliğe kavuşmuştur.

Gnome

Sadeliğiyle ön planda olan Unix ve Unix benzeri işletim sistemleri için geliştirilen bir masaüstü ve geliştirme ortamıdır. Kde' ye bir başka seçenek olması için geliştirilmeye başlanmış ve günümüzde de KDE ili birlikte en popüler masaüstü ortamı olmuştur. Gimp Toolkit (Gimp araç takımı(GTK+)) ve kendine ait Gnome kütüphaneleri kullanılarak geliştirilmektedir. Kişisel bilgisayarların dışında taşınabilir cihazlarda da kullanılmaktadır.
Gnome uygulamalarının bulunduğu bu adresi inceleyebilirsiniz.

Xfce

Linux, Bsd, Solaris gibi çekirdeklerle çalışabilir ve düşük hızlardaki makinalar için idealdir. Hafif yapısı ve GTK uyumu sayesinde birçok program sorunsuz çalışmaktadır. Xfce kütüphanelini kullanan Mousepad metin düzenleyici, Xfmedia çokluortam oynatıcısı ve terminal gibi kendine has yazılımları vardır. GTK+2.x araçları kullanılarak geliştirilen xfce nin şu anki güncel sürümü 4.6 dır. Dosya yöneticisi olarak Thunar' ı kullanır.

Lxde

Hafif ve hızlı bir başka masaüstü ortamı da Lxde' dir. Sistem kaynaklarını az kullanır. Böylece enerjiden de tasarruf etmenizi sağlar. Eski teknolojiye sahip olduğu için artık kullanmadığınız bir bilgisayarınız varsa onu Lxde ile tekrar hayata bağlayabilirsiniz. :)
Dosya yöneticisi olarak PCManFM kullanır. LXLauncher, LXPanel, LXSession, leafpad ve pencere yöneticisi Openbox gibi bileşenleri vardır. Bu adresten daha geniş bilgiye ulaşabilirsiniz.

Enlightenment

Basit, hızlı, sade ve kullanışlı bir masaüstü ortamı yaratmak için başlatılan bir projedir. Projenin ana hedefi GNU/Linux ve Bsd kurulu iş istasyonlarında kullanılan bir masaüstü ortamı olmaktı. Fakat bu hedef başarılamayınca son kullanıcıyı hedefleyen bir masaüstü ortamı olmayı tercih etti. Enlightenment çok az dağıtımda kullanılmaktadır. gOS Linux dağıtımı ile bir çıkış süreci yakalamıştır. Enlightenment kullanan diğer Linux dağıtımları arasında Elive, Elbuntu,GoblinX, Pentoo çalışan cd, Ultima Linux gibi dağıtımlar bulunmaktadır.

Sonuç:

Görüldüğü gibi Linux' ta seçenek çoktur. Kendi ihtiyaçlarınızı belirleyip, planlı, programlı bir şekilde bir masaüstü ortamı seçebilirsiniz. Yok ben meraklı adamım derseniz sizde benim gibi birçok masaüstü ortamını kullandığınız dağıtıma kurarak, canınız sıkıldıkça aralarında geçiş yaparak hiçbir teknolojiyi kaçırmamış olursunuz. Örneğin benim bilgisayarımdaki iki dağıtımdan biri olan Pardus' ta Kde ve Xfce bulunuyor. Canım hangi ortamı isterse onunla oturum açıyorum. Ubuntum da ise durum daha da karışık. :) Gnome, Xfce, Lxde masaüstü ortamlarım kurulu ve dilediğim zaman dilediğim masaüstü ortamıyla oturum açabiliyorum.



En çok kullanılan birkaç masaüstü ortamına göz gezdirmiş olduk böylece... Yazıda hatayla karşılaşan arkadaşlar yorum ya da e posta yoluyla bana ulaşabirler. Eklenmesinin uygun olacağını düşündüğünüz bir başka masaüstü ortamı daha olursa onu da yazıya eklemeye çalışırım. Yazıyı kaynak göstermek koşulu ile dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz.

Yararlanılan Kaynaklar: http://tr.wikipedia.org/wiki/Ana_Sayfa
http://xwinman.org/
http://www.bidb.itu.edu.tr/?d=871

7 Haziran 2009 Pazar

Mezuniyet Hatırası



Dün akşam kardeşimin lise mezuniyet töreni vardı. Bir zamanlar benim de okuduğum okuldan mezun olacaktı. İnsanın hayatının en unutulmaz günlerinin geçtiği okuluna yıllar sonra tekrar gitmesi insanda tuhaf duygular uyandırıyormuş valla.

Daha okulun sokağına girer girmez anılar depreşti beynimde. Ulan bi durun demeye kalmadı beynim lise hayatımın bütün karelerini tek tek gözümün önünden geçirmeye başlamıştı bile. "Ulan bu yol eskiden topraktı yağmur yağdığında çamur olurdu yürüyemezdik be, şu karşıdaki kafetaryada az mı sigara içtik gizli gizli, aha futbol oynadığımız yer! bizim zamanımızda burda çim yoktu vay be okul gelişmiş baya" gibi peşi sıra devam eden bir sürü gerekli gereksiz ayrıntı takıldı kaldı zihnime.

Tören başladı, marşlar, şiirler okundu, protokole çeşitli şirinlikler yapıldı derken mezun olan sınıflar tek tek sahneye çıkmaya başladı. Kardeşimin sınıfı da sahneye çıktı ve ardından kardeşim ve iki arkadaşı minik bir konser verdiler. Bas gitar çaldı bizimki. Fena da çalmadı aslında ama grup olarak ses sistemine kurban gittiler, "ulan bir kere de şu okul etkinliklerindeki ses sistemleri düzgün olsun" serzenişi çıktı dudaklarımın arasından.

Derken birkaç tiyatro gösterisi, plaketler, okul birincileri vs... Tüm bunlar olurken gözlerim okul binasına takıldı. Son sınıfı okuduğum derslik gözüme ilişti, bir müddet dalmışım. Arkamdaki sırada oturan ailenin 3 - 4 yaşlarındaki çocuklarının sandalyeme tekmeler atmaya başlamasıyla kendime geldim. Babası hemen "kusura bakmayın, özür dileriz" dedi "önemli değil" dedim. Sonra kardeşim beni yanına çağırdı. Beraber fotoğraf çekildik.


Neyse buradan yeni mezun olan ve çok yakında ÖSS sınavına girecek olan kardeşime ve diğer tüm kardeşlerime başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun!

5 Haziran 2009 Cuma

Pardus'ta Konsol Eğlencesi





Siz de Pardus' ta arada bir konsol kullanmaktan hoşlanıyor musunuz? Eğer öyleyse bu yazı ilginizi çekebilir.

Öncelikle Pardus'ta grafik ekranı tamamen susturup konsol oturumuna geçmek için, alt+f2 tuşlarına basıp gelen pencereye "konsole" yazarak konsolu çalıştırıp root oluyoruz. Bunun ardından "service kdebase stop" komutunu vererek grafik ekranı susturmuş oluyoruz. Eğer grafik ekrana tekrar dönmek isterseniz konsolda root olarak "service kdebase start" komutunu vermelisiniz.

Şimdi "service kdebase stop" komutunu vererek konsola düştüğümüze göre konsolda neler yapabiliriz bunu inceleyelim.

Öncelikle konsola düştüğümüzde sistem bizden kullanıcı adı ve şifremizle giriş yapmamızı bekler. Hemen kullanıcı adımızı ardından da şifremizi yazdıktan sonra sisteme giriş yapalım.

Peki konsolda neler yapabiliriz?
Örneğin internete girebilir, msn' de sohbet edebilir, e- postalarımızı okuyup gönderebilir, sohbet odalarına girebilir, dosyalarımızı yönetebilir, metin editörlerini kullanarak dosya okuyup yazabilir, müzik dinleyebilir, kısacası temel bilgisayar kullanımını gerçekleştirebiliriz.

Peki bu işlemleri yapmak için bize gereken yazılımlar neler?

Konsolda bahsettiğim işlemleri yapabilmeniz için size gerekli olan programları paket yöneticisi yardımıyla kurabilirsiniz. Konsoldayken paket yöneticisini kullanmak için "sudo pisi it kurulacak_paket_adı" komutunu kullanabilirsiniz.

İnternet Yazılımları:
links2: Metin tabanlı internet tarayıcımızdır.
(Kurmak için "sudo pisi it links2")

gtmess: msn programımızdır.
(Kurmak için "sudo pisi it gtmess")

rtorrent: Torrent yazılımımızdır.
(Kurmak için:"sudo pisi it rtorrent")

weechat: sohbet odalarına girmek için kullanılan bir programdır.
(Kurmak için:"sudo pisi it weechat")

alpine: e-posta programımızdır.
(Yine "sudo pisi it alpine")

Dosya Tarayıcısı:

mc: midnight commander (F1, F2, F3 tuşlarıyla beraber kullanılır, kurmaya gerek yoktur çalıştırmak için konsolda mc yazın yeter)

Metin Düzenleyiciler:

nano: Kolay kullanımlı bir metin düzenleyicidir.( konsolda "nano" yazarak çalıştırabilirsiniz. Yazdığınız metni kaydetmek için ctrl+x tuşlarına basmalısınız)

vi: Kullanımı biraz zordur ama keyiflidir.

pico: nano ya çok benzer...

emacs: Oldukça gelişmiş bir metin düzenleyicisi ve daha fazlasıdır. İnternette hakkında ufak bir arama yapmanızı öneririm.

antiword: word dosyalarınızı konsolda açmak için kullanabilirsiniz. Kullanım şekli: "antiword -t dosya_adı"

Müzik Oynatıcıları:

moc: oldukça kullanışlı ve kaliteli bir yazılımdır. "sudo pisi it moc" komutuyla kurup "mocp" komutuyla çalıştırabilirsiniz.

cmus: kullanışlı sayılır ( ":" yazıp komut giriliyor)

herrie: pek kullanışlı bulmadım ama iş görür yine de...

Çeşitli araçlar:

bc: hesap makinesi (gerçi python'u da kullanabilirsiniz ama olsun köşede dursun o da)

vitetris: tetris oyunu hani olurda çocukluğunuzu özlerseniz diye:)

gnugo: satranç oyunu

vnstat: network traffic monitor

wget: indirme yöneticisi

ifconfig: root olarak verildiğinde ip adresimizi öğrenmiş oluyoruz.

Gerekli bazı komutlar:

Dosya yaratma - silme - taşıma komutları:

cp : dosya ya da dizin kopyalamak için kullanılır.

mv : dosya ya da dizin taşımak için kullanılır.

mkdir : dizin oluşturmak için kullanılır.

rm : dosya silmek için kullanılır.

rm -R : dizini içindeki dosyalarıyla beraber silmek için kullanılır.

rmdir : boş dizini silmek için kullanılır.

Örnek ----> cp kaynak hedef

find : dosya bulmak için kullanılır. Kullanımı--> find yol aranacak kelime

rwho -a : ağa bağlı kullanıcıları listeler

man : klavuz sayfalarıdır. Kullanımı--> man cp ( bir man sayfasından çıkmak için q harfine basmak yeterlidir.)(programlar hakkında bilgi almak isterseniz "man program_adı" şeklinde kullanbilirsiniz. Örnek: man gtmess )

more : çıktısı ekrana sığmayan komutların ekrana sığmasını sağlamaya yarar. (boşluk tuşu bir sayfa ileri demektir)

pwd : o anda hangi dizinde olduğunu öğrenmek için kullanılır.

cron : görev zamanlayıcıdır ama karışık bir konudur incelenmesi, irdelenmesi falan gerekir :) (internette cron yapa crontab diye ararsanız bazı kaynaklara ulaşabilirsiniz)

Verilen Bir Komutun Çıktısını Dosyaya Kaydetmek İçin:

örnek: service > servisler.txt (buradaki > işareti bir nevi pipe görevi yapar)
Bu komut o anda çalışan servisleri, bulunduğunuz dizinin içinde servisler.txt isimli ber dosya oluşturarak yazar.



*Bazı Bazı İpuçları*

nmap ın en yaygın kullanım şekli nmap -A -T4 şeklindedir.

weechat komutları: * c - config
* w - weechat commands
* /j #pardus komutuyla pardus kanalına girilebilir. Sadece muhabbet isteniyorsa
pardus-geyik kanalı da idealdir. Pencereler arasında F5 F6 F7 gibi tuşlarla gezilebilir.

Ayrıca konsol üzerinde interneti daha bir renkli gezmek, resimleri görüntülemek isterseniz framebuffer özelliğini kullanabilirsiniz. İnternette resimleri görüntülemek için "links -g" komutu işinizi görecektir. Tabi bunu kullanabilmek için öncelikle konsol fare sunucusunu kurup konsolda kullanabilmek için servisi çalıştırmanız gerekiyor.

Bunun için "sudo pisi it gpm" komutunu verin. Kurulum tamamlanınca root olarak "service gpm start" komutunu verin. Artık konsol fare sunucunuz çalışıyor olmalı. Framebuffer özelliğini kullanarak konsolda interneti daha renkli gezmek için link2-g komutunu vermeniz yeterlidir.

Bir de işi abartıp konsolda video izlemek isterseniz:

"mplayer -vo fbdev -vf scale=1280:1024 dosya_adi.mpg" komutuyla videoyu grafik ekran olmadan da izleyebilirsin. 1280:1024 kısmını isteğine göre degiştirebilirsin... Örneğin 640:480 kullanabilirsin... 320:240 kullanabilirsin...

Not: Anlatımda hata ile karşılaşırsanız yorum yoluyla yada e posta yoluyla bana iletebilirsiniz.

4 Haziran 2009 Perşembe

Hönk! 0_0

4 Senelik Kız Arkadaşı Erkek Çıktı!
Bu adresteki habere göre Çin'de bir erkek 4 senedir beraber olduğu kız arkadaşının aslında erkek olduğunu öğrenmiş. Hala şaşkınlığımı üzerimden atabilmiş değilim arkadaş nasıl fark etmedin ya! Olayı idrak edebilen beri gelsin. :)

3 Haziran 2009 Çarşamba

F Klavyene Sahip Çık!




Çoğumuz forumlarda, bloglarda ama özellikle anlık mesajlaşma yazılımlarında Türkçeyi bozarak yazanlara sinir oluruz. Hatta Türkçeyi bozarak yazanlarda bu huylarına gıcık olurlar ama bırakamazlar. Böyle yazmanın daha kolay oyduğunu savunanlar olur bazende. Şimdi “v” yerine daha yakında duran “w” varken niye uğraşayım ki diyor bazıları. Evet haklılar aslında. Çünkü çoğunluğun kullandığı q klavye de “w” harfi “v” harfine göre daha kolay bir yerde duruyor. Aynı şekilde “ğ” harfini hiç kullanmayanlar da çoğunlukta. Peki neden böyle oluyor? Çünkü kendi alfabe yapımıza uygun olmayan, devşirme bir klavye kullanıyoruz. “Q Türkçe”....! Söylenişi bile birşeylerin ters gittiğini açıkça belli etmiyor mu?

Bende ilk bilgisayarımı aldığımda “q klavye” ile birlikte almıştım. Çünkü “f klavye” nin varlığından bile bi haberdim. Uzun bir süre bu devşirme klavyeyi kullandım. Ama hiçbir zaman istediğim hızda yazamıyordum. Sonra internette F klavye hakkında yazılar okudum. Araştırmalarımın sonucunda zaten rahatsızlık duyduğum Türkçe Q klavye (!) kullanımından vazgeçmeye karar verdim. Yaşadığım ilçedeki bütün bilgisayar mağazalarını dolaşmaya başladım. Çoğunuzun tahmin edebileceği üzere bir türlü f klavye satan bir yer bulamıyordum. Yanlış hatırlamıyorsam girdiğim dördüncü dükkanda F klavye var mı? şeklindeki soruma olumlu yanıt alabildim. Bu olumlu yanıtı alabildiğim 4. dükkanın sahibi ile aramda şöyle bir konuşma geçti;

B : ben
S : satıcı

B : İyi günler, ben f klavye almak istiyorum acaba elinizde var mı? (artık umudum kırılmıştı)
S : “ef” klavye mi istiyorsunuz?
B : f klavye istiyorum. ( ef ne lan...!)
S : Bir bakalım sanki bir tane vardı....
B : İyişallah....
S : Aaaa yok galiba ya! Bulamıyorum burda ( Rafları kurcalarken...)
B : Hadi ya tüh...
S : Hıh tamam buldum ( f klavyenin kutusunun üzerindeki tozları silerken) bir tek bu var, buyrun...
B : ( klavye kutusunu elime alıp incelerken) Oh.. be sonunda buldum. Ne kadar acaba?
S : 15 lira...
B : peki buyrun ( ücret ödeme merasimi)
S : Güle güle kullanın...
B : Teşekkürler... İyi günler...


Klavyemi aldıktan sonra öyle çok sevinmiştim ki anlatamam. Çarşıdan eve adete koşarak geldim...
Hemen bilgisayarımda bağlı olan q klavye yi söktüm ve yeni klavyemi taktım. Tasma dan klavye ayarlarımı değiştirdikten sonra yeni klavyemi kullanmaya başladım. İlk olarak bu siteye girdim ve klavye alıştırması yapmaya başladım. İlk günler tabiki klavye hızım q klavyedekinden de kötü durumdaydı. Ama azmettim uğraştım ve iki gün sonra nispeten daha hızlı bir şekilde kullanmaya başlamıştım klavyemi. Hemde q klavyede çok uğraşıp bir türlü başaramadığım on parmak şeklinde ve klavyeye bakmadan...!

Şimdi tüm bunları neden yazdım? Dilimize sahip çıkmalıyız, onu elimizden geldiğince güzel kullanmaya çalışmalıyız. Zaten ülke olarak birçok değerimizi yavaş yavaş yitiriyoruz. En azından Türkçemize sahip çıkarak, hemde bunu dilimize en uygun klavye dizilimi olan f klavyeyi kullanarak, yanlış giden şeyleri bir yerlerden düzeltmeye başlamalıyız. Dünya, giderek sınırların ortadan kalktığı bir gezegen. Eğer diğer kültürlerin içinde eriyip gitmek istemiyorsak Türkçemize ve klavyemize sahip çıkmalıyız.

Haziran Ayının Linux E-Dergileri

Elektronik dergi okumayı sever misiniz? Ben bayılırım. Birbirinden güzel e dergilerin Haziran sayılarını kaçırmayın!

Enixma-Haziran
Özgürlükiçin- Haziran
Pardus-Linux.org sayı 8

Ubuntu-tr E- dergisi 7.sayısı
Pardus-Linux.org sayı 9

Keyifli okumalar....

Not: Yazmayı unuttuğum, atladığım yada haberdar olmadığım dergileri hatırlatınız.

Not2: Ubuntu-tr e - dergi sayı 7 ile Pardus-linux.org sayı 9 listeye eklenmiştir. Hatırlatma için Erdem Artan'a teşekkür ederim.

Ubuntu-tr Topluluk Sitesi Tekrar Yayında!




Kısa bir süre önce kapanan ubuntu tr topluluk sitesi, tekrar yayına başladı. Çok kısa süren bu kapanma dönemi dahi kendisini özlememiz için yeterli oldu. Haydi ubuntucular foruma... :)


Ubuntuuu!

2 Haziran 2009 Salı

Pardus 2009 Alfa Yayınlandı!

Pardus... Özgürlük İçin...


Her eve lazım işletim sistemimiz Pardus'un merakla beklenen 2009 sürümünün alfası yayınlanmış. 2009 alfa' yı denemek isteyenler bu adresten indirebilirler. En son KDE kararlı sürümü ile birleştirilmiş Pardus araçları, yeni donanım tanıma sistemi, gelişmiş sürücü desteği, yeni nesil dosya sistemi EXT4, depolarımızdaki yazılımların en güncel sürümleri, KDE masaüstü ortamı 4.2.3, Linux çekirdeği 2.6.30_rc7, OpenOffice.org ofis araçları 3.1rc6, Mozilla Firefox İnternet tarayıcı 3.5beta4 gibi yeniliklerle karşımıza çıkan bu sürümde bir de yeni tema bulunmakta. Çeşitli forumlarda, bloglarda ve e-posta listelerinde bu yeni temayla ilgili bir çok yorum görmek mümkün... Ayrıca wikide hazırlanmış bu sayfadan da Pardus 2009 hakkında bilgi alınabilir. Kararlı sürümün yayınlanacağı tarih olarak ise 17 Temmuz öngörülmüş.