24 Ekim 2009 Cumartesi

Birşeyler Attırayım İstedim

Başlığım erotik çağrışımlar yapmaz umarım : )
Attırmak derken buralarda bunalmış bünyeden birkaç satır yazı attırmak...
Neyse gittikçe iğrençleşiyorum sanırım...

Burada Sakarya Adabazar'da mal gibi bir öğrencilik geçirmekteyim, aafız :D Simit-peynir-lipton poşet çay ile yaşıyorum. ama şikayetçi değilim bir de memleketten kargoyla bal geldi mi süper olacak. İnsanın memleketi İzmir olunca "memleketten" lafı biraz tuhaf oluyor sanki. Yani memleketten pastırma getirir birisi memleket neresidir? Kayseri. Ama memleketten bal geldi diyince insanlar Erzincanlı falan olmanı bekliyor : )

Hafta sonları burası süper. Veriyorum bünyeye kültürü veriyorum kültürü... Hafta sonu İstanbullular -kendileri baya kalabalık bizim üniversitemizde, İstanbul kazanamayan insanlar ilk tercih Kocaeli'ye ikinci tercih Sakarya'ya geliyor benim gözlemlediğim kadarıyla- evlerine gidiyor, annelerinin sıcak yemeğini yemeye, baba ocağına, kardeşleriyle dövüşmeye gidiyorlar... Ulan kardeşimle dövüşmeyi özledim lan! Azbiyo tartaklasam şimdi onu nasıl iyi gelir biliyor musunuz : ) Neyse gittiler İstanbullular ben burada hafta sonu can sıkıntısından kendimi Dünya Klasikleri'ne veriyorum... Kanka oldum Dosteyevskiyle falan...

Burda bizim yurdun yanında bir kave var. Kahve mi desem. Neyse bir de sahibi var oranın. Pek sevdi adam beni : )

Burada günlük tutmaya başladım ben, iki haftadır belki daha uzun zamadır yazıyorum boyna. Bir gün uslu bir çocuk olursam şirinleri görürüm! Bu cümle buraya ait değil bir saniye! Bir gün dizüstü bilgisayar falan alırsam kendime -almak zorundayım da- onların bir kısmını buraya yazmayı düşünüyorum, bu da günlük sonuçta... Ama çok küfür var yaa : ) Makaslarız artık o kısımları. Yok yok makaslayamam, onlar artık tarihi birer belge müdahale etmek tarihe saygısızlık olur; abim de buna çok kızar : )

Yan odadaki 1.92lik çocukla iyi anlaşıyoruz. Razumihin onun adı! Yani ben Suç ve Ceza'yı okurken Razumihin isimli karakteri hep bu eleman gibi canlandırmıştım kafamda. Hani o Raskolnikov'un odası vardı ya, o odanın kapısı çok alçaktı benim zihnimde oluşturduğum resimde. Razumihin de orada ancak eğilerek geçebilirdi, dev gibi bir adamdı bence... Buldum onu. Bizim yurttaymış :D

Neyse yetti bu kadar attırdığım. Ama erotik bir çağrışım, şey, demiştim değil mi bunu :S

"Bin bıçak var sırtımda Vini'yle de adaşsın" derdi bir arkadaşım. Şu vinidipuu'dakiVini : ) Ne manyak adam yaa :D İsmisi de Kerim Berkay'dı selamı var :)

Bitti...