7 Aralık 2009 Pazartesi

Mutluyum

Kolay kolay söylemem ben bunu. "Mutluyum" dediğim az duyulmuştur. "Naber, nasılsın?" denildiğinde bile genel cevabım "idare eder" olur. Dur dur şeyi anlatayım. Bir arkadaş vardı, şimdi ismini vermeyeyim; ona "nasılsın?" dediğimizde "normal" derdi. Artık normal insanlara tuhaf bakmaya başladım sürekli tuhaflarla muhatap olduğum ve de en önemlisi ben de pek normal olmadığım için :)

Ne diyordum; mutluyum! Nedenini açıklayasım yok şimdilik. Bir gün "Mutluyum çünkü..." başlıklı bir yazı yazarım belki. Ya da çoktan mutluluk sebebim ortadan kalkar "İdare eder'im çünkü..." başlıklı bir yazı yazarım bu sefer. Mutlu olduğumu söylemek istiyordum, söyledim. Bu yazıyı burada bitirmem belki daha uygun olur ama pek de umrumda değil neyin daha uygun olacağı. Dükkan bizim ulan :)

Sabah 4buçuk oldu, bir gün sonra bu saatte İzmit'te olacağım büyük ihtimal. Gece 11'de binsem otobüse. Yolculuk 8-8buçuk saat sürüyor... Yok yok herhalde dinlenme tesisinden yeni ayrılıyor olurum. Sabaha karşı inerim terminale. Eğer VİB'le gelirsem servisler var atlarım Çark Caddesi'ne gidene, en uygun yerde iner sarı valizimi tek koluma takar arada kol değiştirerek yaklaşık bir kilometre yürür yurduma ulaşırım. Kapı açık olur büyük ihtimal. O kasvetli yere tekrar girerim. Bir, iki,üç kapı geçtikten sonra ayakkabılarımı çıkartır "halıfleks"e basa basa ikinci kata çıkarım. Odama girerim büyük ihtimal toraman uyuyor olur hala. Valizi bir yere bırakırım. Sonra... Uykum varsa ben de uyurum, hatta büyük ihtimal uyurum.

Razumuhin uykumun en tatlı yerinde gelip yatağı sarsarak uyandırır beni. "Hüseyinn" der :) Onunla laklak yaparım falan. Kahvaltı yaparım sonra. Sonra Veli Amca'yı aramaya başlarım.

Vesaire vesaire...


Bizim yurdun dış kapısından çıkarım. Sola sonra yine sola sonra sağa dönerim. Bizim yurt sakinlerinin kullandığı kestirme yolu kullanmadan kalabalık yoldan birazcık yolumu uzatarak ve yavaş yürümek için kendimi kasarak yürürüm. Diasa, A101, Kırtasıye, Bilge Hastanesi... Yanlış hatırlamıyorsam bunları sırayla geride bırakırım. Sonra köşede bir aralar köfte ekmek yediğim kokoreç de yapam mekanın önünden geçer sağa doğru yola devam ederim. Orada bir tane büfe var gazete satıyor onu da geçerim, Dominos var sonra geçtim onu da... Karşıda Efe Tur, VİB yazıhaneleri durmakta! Efeye girerim bir. VİB daha kasıntı duruyor. Büyük ihtimalle de Efe'den biletimi alırım. Sonra hemen yan tarafta Sahra Kebap var malumunuz... Girerim iki lahmacun bir büyük ayran söyler otururum. Sadullah Abi'yle muhabbet ederim. "Gidiyorum abi temelli seneye yine burdayım ama şimdi gidiyorum ehe ehe" derim büyük ihtimal. "Kardeşimli mardeşimli" konuşur o da :)

Gece 11 olur yine... Terminale giden servis araçlarının kalktığı yerde sarı valizimle ve ilaveten başka bir valizle beklemekteyimdir. Diğer valiz biraz daha küçük. Servis gelir. Binerim. Mutluyum... :)