13 Mart 2010 Cumartesi

Dozilog Seneyi Devriyesi ve Özeleştirisi


Bir sene olmuş bu blogu açalı. İlk yazımı 4 Mart 2009 tarihinde yayımlamışım. Şimdiye kadar 91 yazı yazmış, toplamda 75 yorum almışım. Tabi bu sayılar bu blogda yazar olan herkesin toplam sayısı. Kendi yazılarım dışındaki ilk yazıyı Mert 6 Eylül 2009 günü yazmış. Yani istatistiklere bakacak olursak aslında pek becerememişim şimdiye kadar bu blog işini. Ama yine de vazgeçmemişim yazmaktan ve vazgeçeceğimi de sanmıyorum uzun bir süre daha.

11 Mart tarihinde buradaki yazıda Mert ayrı bir blog açtığını duyurmuştu. Arada burada da yazılarını okuyabileceksiniz ama artık ağırlıklı olarak yeni blogunda yazacaktır. Diğer yazarımız Merve artık yazmıyor zaten. Yine de yazarlığını kaldırmayacağım, belki bir gün yazar.

Aslında alışmıştım çok yazarlı bir blog olmaya. Kendim yazamadığım zamanlarda boş kalan blogun imdadına Mert'in yazdığı bir yazı koşuveriyordu. :) Ben de nede olsa yazan var gibisinden yan gelip yatıyordum. Tembelliğe alıştırdılar yani beni. :) Ama artık blogda aktif olarak yazı yazan tek adam kaldım diyebilirim. Bu yüzden de "yazmak zorundayım" hissini tekrar yaşamaya başlayacağım.

Tabi bu "yazmak zorundayım" hissinin kötü tarafları bulunmakta. İnsan içinden yazmak gelmeyince yazamıyor. Ama yazmak isteği uzun süre içinden gelmeyince, "yahu blog boş kaldı, okuyan yok ama yine de boş kalması da hoş değil, dur bakalım bir şeyler karalayalım" noktasına getiriyor ki, bu bazen tehlikeli. İsteksiz yazılan yazılar tatsız tuzsuz oluyor. İnsan kendi yazdığı yazıyı beğenmeyince diğer insanların beğenmesini beklemek komik oluyor elbette.

Yine de okunmayan bir blog yazarı olarak inatla yazı yazmaya, düşüncelerimi, bildiklerimi, yaşadıklarımı paylaşmaya devam edeceğim. Blogumun tepesindeki banner da gördüğünüz üzere internet, Gnu/Linux, Teknoloji, Edebiyat, Tarih, Kişisel, Güncel kategorilerinde yazılarla yoluma devam ediyorum. Beni takip eden, etmeyi düşünen ve takip ettiğim bütün blogculara teşekkürler...