18 Nisan 2010 Pazar

GsAmsn Kabuğu

Dün canım çok sıkılmıştı. Yapacak bir şey bulamayınca, birden aklıma severek kullandığım Amsn yazılımı için kabuk yapmak geldi. Daha önce hiç böyle birşey denememiştim. Zaten tasarım işinden de fazla anlamam. Ama daha önce yapılmış kabuk örneklerinden yola çıkarak, onların üzerinde çeşitli oynamalar yaparak yeni bir kabuk yapabileceğimi düşündüm.

Sonuç olarak aşağıdaki resimde gördüğünüz görüntüyü elde ettim. Aranızda GNU/Linux kullanıcısı ve tabi aynı zamanda Galatasaray taraftarı olanlar varsa buyursunlar kullansınlar.



GsAmsn kabuğunu indirmek için tıklayınız.

Kurmak için:  Sıkıştırılmış dosyayı dizine çıkardıktan sonra, root haklarıyla /usr/share/amsn/skins dizinine taşıyın. Daha sonra Amsn yi açıp Hesap -> Kabuk seç yolunu izleyerek "gs" kabuğunu seçin ve "tamam" diyerek onaylayın.

Not: Temanın tüm özellikleriyle doğru görüntülenebilmesi için yukarıdaki işlemleri yaptıktan sonra amsn yi yeniden başlatın.


Hataları ve görüşleri bildirirseniz sevinirim. :)

9 Nisan 2010 Cuma

Xmonad Deneyimim



Xmonad Haskell dili ile yazılmış hafif bir X11 pencere yöneticisidir. En büyük özelliği ise pencere yönetiminde sergilediği "ekranı israf etmeme" felsefesidir. :) Ekranı en etkin şekilde kullanmak için pencereleri boşluk ve çakışma olmaksızın otomatik olarak ekrana döşer.



Kurulum:

Xmonad' ı sisteminizi kurmak için kullandığınız dağıtımın paket yöneticisini kullanabilirsiniz. Eğer kullandığınız dağıtımın paket yöneticisinde xmonad'ı bulamazsanız derleme yoluyla kurulum yapmak durumundasınız demektir ki şahsen ben daha önce denemiş fakat başarılı olamamıştım. :) Ben yaparım diyorsanız bu bağlantıya tıklayıp indirebilirsiniz. Ben Xmonad'ı CrunchBang'in depolarında buldum ve kurdum.

 Kullanım:

Xmonad kullanımı klavye kısayollarına odaklıdır. Kullandığınız dağıtımda açılış seçeneklerinden (giriş ekranında) Xmonad'ı seçtiğinizde, muhtemelen karşınıza siyah ve bomboş bir ekran gelecektir. Xmonad'ı kullanmak için karşınızdaki siyah ve boş ekrana ALT+Shift+Enter tuş bileşimini kullanarak yeni bir konsol penceresi yaratın. Daha fazla pencereye ihtiyacınız varsa aynı tuş bileşimini istediğiniz kadar arka arkaya kullanabilirsiniz. Verdiğiniz her yeni pencere açma komutu sonrası Xmonad'ın pencereleri yan yana,alt alta.. bütün ekranı kullanacak şekilde dizeceğini göreceksiniz.

 
Alt+K ve Alt+m tuşları ile pencereler arasında geçiş yapabilirsiniz. Bir pencereyi kapatmak için Alt+Shift+C tuş bileşimini kullanabilirsiniz. Alt+P tuşları ile menüyü açabilirsiniz. Masaüstleri arasında gezinebilmek için alt+1,alt+2... gibi tuş bileşimlerini kullanabilirsiniz.
Xmonad'ı KDE, Gnome gibi masaüstü yöneticileri ile birlikte de kullanabilirsiniz. Kde+xmonad şeklinde arama yaparsanız hakkında bilgi bulabilirisiniz. 


Xmonad Bileşenleri:

Xmobar:  Xmonad için kullanabileceğiniz hafif bir bar uygulamasıdır.

Conky: Linux kullanıcılarının bir çoğunun yakından tanıyacağı sistem monitörü yazılımıdır. (1)

Bir kaç saat süren kurcalamalarım sonucu Xmonad ile ilgili edindiğim tecrübe şimdilik bu kadar. Daha ayrıntılı bilgilere ulaşmak için aşağıda vereceğim bağlantıları kullanabilirsiniz.

Xmonad ile ilgili kurcalamalarım devam ettikçe tecrübelerim artacaktır. O gün geldiğinde daha ayrıntılı bir tanıtım yazısı yazmak dileğiyle.


Yararlı kaynaklar:

Archlinux Wiki
Ubuntu-tr ilgili konu başlığı
Xmonad resmi sitesi
Ekşi Sözlük
 Xmonad Ekran Görüntüleri
Haskell Wiki

Tema Değişikliği

Ufak bir tema değişikliği yaptım. Yazılarım eski temada dar bir alanda kalıyordu. Şimdi daha ferah ferah bir görünüm oldu gibi. Bilmem siz beğendiniz mi? :)

7 Nisan 2010 Çarşamba

CrunchBang Linux ve Değişen Bilgisayar Kullanımı Alışkanlıklarım


Bugün bu sayfada sizlere GNU/Linux dünyasındaki yeni gözdem olan CranchBang Linux'dan bahsetmek istiyorum. CrunchBang Linux, Ubuntu tabanlı, sadeliği, hızı ve kullanışlılığı kendine amaç edinmiş bir dağıtım. Ben kendisini yaklaşık 1 ay kadar önce keşfettim.

GNU/Linux dünyasına ilk adımımı attığımda her yeni kullanıcı gibi beni cezbeden şey sistemin görsel açıdan güzel olmasıydı. Compiz ( ki 2007 de adısı Beryl idi) kullanmadan bilgisayarın tadını çıkaramıyordum. Her tarafta sallanan, uçuşan, kaçışan pencereler, saydamlıklar, paneller, eklentiler, masaüstü küpü, pencere büyütme-küçültme efektleri... Sonra biraz daha sade ve hızlı birşeyler aradım. Onu da Gnome'da buldum. O da yeterince hızlı ve sade gelmeyince Xfce kullanmaya başladım. Hatta bir aralar işi azıtıp bulduğum bütün masaüstü yöneticilerini ve pencere yöneticilerini kullandığım dağıtıma (ki bu genellikle Ubuntu oluyordu) kurmaya ve kullanmaya başladım. KDE, Gnome, Xfce, Openbox, Blackbox, E17, icewm... gibi masaüstü ve pencere yöneticileri denedikten sonra benim aslında sadelikten ve hızdan hoşlanan biri olduğumu fark etmeye başladım. Ya da zamanla bilgisayar kullanımında yaşadığım bir tür evrimdi bu. Artık bilgisayardaki günlük işlerimi en pratik yoldan nasıl yapabilirim diye düşünmeye başladım. Eskiden beri klavye kısayollarını kullanmayı seven biriydim. Genellikle bilgisayar başında keyifli birşeyler yapıyorsam (müzik dinlemek, video izlemek, yazı yazmak..) sandalyemi bilgisayarımdan uzaklaştırıp, klavyeyi çekebildiğim kadar kendime çekip fareyle hiç muhatap olmamaya çalışıyordum.


Neyse konuy çok uzattım sanırım. Özetle tüm bu süreç beni daha sade ve hızlı dağıtımları denemeye sevk etti. CrunchBang'i keşfedip hakkında güzel yorumlar okuduktan sonra kendisini kurmaya karar verdim. Kotalı kullanıcı olduğum ve kotamı zaten yeterince aştığımdan dolayı kotasız kullanıcı olan bir kurban aramaya başladım ve çok geçmeden bizim  Mert'ten CrunchBang'i indirmesini rica ettim. O da kırmadı sağolsun. Kalıp dosyasını boş bir cd ye yazdıktan sonra karşımda CrunchBang'i buldum. Çalışan cd de dahi gayet hızlı çalışıyor gibiydi benim yaptığım testlerde. Çalışan cd de böyleyse kursam daha da hızlı olur bu deyip daha önceden bölümlendirdiğim diskime kurulumu yaptım. Artık Pardus 2009.1 e yeni bir komşu gelmişti. :)

Kurulumdan sonra sistem benim bilgisayarım için çok hızlı sayılabilecek bir serilikte açıldı. Hemen keşfe çıktım. İlk gözüme çarpan Türkçe desteğinin tam yerinde olmamasıydı. Ama o sorunları zamanla hallettim. Şu anda büyük oranda Türkçe olarak kullanabiliyorum. Öntanımlı olarak Openbox 3 pencere yöneticisi ile birlikte geliyordu. Daha önce Openbox'ı kullanmışlığım vardı ama ilk kez öntanımlı olarak kullanıyordum. İlk zamanlar biraz ters ve zor gelse de zamanla alışmaya ve alıştıkça sevmeye başladım. Masaüstüne bir sağ tıkla bütün menü karşıma çıkıyordu. Aynı menüyü Süper+ Space (boşluk) tuşlarını kullanarak da çıkarabiliyordum.




Conky öntanımlı olarak kurulu gelmekteydi. Ayrıca Conky yi özelleştirebilmek için CrunchBang forumundaki bu bağlantıdan pek çok örnek ayar dosyasına ulaşmak mümkündü.






Tint2 isminde gayet sade ama işini fazlasıyla yapan sadece birbirden çizgilerle ayrılmış 4 parçalı bir paneli vardı. Ayrıca Tint2 için de CrunchBang forumunda paylaşılan birçok ayar dosyasına ulaşmak mümkün.



Tüm bu kullanışı ve sade arayüz beni kendisine hayran bıraktı diyebilirim. Bilgisayarım şimdiye kadar hiç çalışamadığı kadar hızlı çalışıyor. Tabi arada yine Pardus ile birlikte görsel efektleri kullanmaktan da kendimi alamıyorum ama CrunchBang'in bana sağlamış olduğu bu sade ve hızlı arayüz beni çok mutlu etti.

Sanırım bundan sonra CrunchBang Linux ve benzeri hafif dağıtımlar bilgisayarımı daha uzun süre ziyaret edecek ve hatta devamlı kullandığım dağıtımlar arasında yerlerini alacaklar.

Unutmadan birkaç bağlantıyı da paylaşmak isterim:

CrunchBang Resmi Sayfası
CrunchBang Forum  (İngilizce)
CrunchBang Wiki
İndirme Sayfaları
CrunchBang Linux Statler 10 Alpha 1sürümünün indirme adresi


Not: Merak edenler için kullandığım conky ve tint2 ayar dosyalarını da paylaşmak isterim.

Tint2 dosyam:
http://docs.google.com/View?id=dcgh6jzw_50fzjnzncj
Conkyrc dosyam:
http://docs.google.com/View?id=dcgh6jzw_49fjqgkdf9

3 Nisan 2010 Cumartesi

Benden Selam Olsun Dozilog Beyine!

Bugün ve yarın açıköğretim sınavları var kendisinin. Ben de dükkanı boş bırakmıyayım dedim. Gerçi aylak bakkal misali tabakları tartmaktan başka bir şey yaptığım yok ama. Evet ben de hiç bir bakkalda tabak satıldığını görmedim.

Benden selam olsun dozilog beyine!