22 Temmuz 2010 Perşembe

Birazda Kişisel...

    Merhabalar. Genellikle Gnu/Linux konulu yazılar yazdığım bu blogda biraz da kişisel mevzulara yer vereyim istedim. Çevremde konuşacak, derdimi anlatacak, anlatsam da beni anlayabilecek insanlar bulamadığım için burada içimi döküp rahatlamak istiyorum. Senin içini dökmen beni zerre ilgilendirmez diye düşünenleri şimdiden uyarayım istedim. Bu bir serzeniş yazısı olacaktır.

    İlk serzenişim başka bir işte çalışacakken son anda aklımı  çelip iş başvurusu yaptığım, işe alındıktan sonra 1 hafta çalıştırıp daha sonra da “sizin departmanda çok adam var bir kısmınızı çıkartıyoruz” diyerek beni işten çıkartan malum firmaya. Umarım batarsınız!

    İkinci sezenişim iki gündür beni rahat bırakmayan mide rahatsızlığıma. Ulan bi rahat ver be kardeşim yazın ortasında bu sıcakta hiç çekilmiyorsun söyleyeyim.

    Üçüncü sezenişim hem kendime hem de tüm insanlara. Yani beni tanıyan, gören, bilen tüm insanlara. Ulan niye beni tanıdıktan takriben 10 dakika sonra benim sessiz sakin bir adam olduğumu düşünüyorsunuz. Hatta düşünmekle de kalmayıp bunu yüzüme söylüyorsunuz. Tamam ben de biliyorum dışarıda biraz sessizimdir, hatta suratsızımdır ama bu benim genel görünüşüm. Yani ben insanları mutlu etmek için her dakika şakalar yapıp pişmiş kelle gibi gülemem ki. Siz yapabiliyor musunuz da bana laf söylüyorsunuz arkadaşım. İnsanlığa çemkirmem bittiğine göre geleyim kendime. Ulan sen de azıcık sırıt be Dozi... Ne yapalım halk bunu istiyor.

    Dördüncü ve son serzenişim de anneme gelsin. Midem düzelsin diye ne bulduysan içiriyorsun, umarım bu işin sonu cırcıra bağlamaz. (Son anda yazının içine etmesem olmazdı zaten)

Ha birde unutmadan bir serzenişte Ubuntuya. Gerçi bu yazımda Linuxtan bahsetmeyecektim ama aklıma gelmişken söyleyeyim. Ben Ubuntu ya e17 kurmak istiyorum. Ama Svn den değil. Çünkü denedim ve itiraf etmeliyim ki beceremedim. Enlightenment (e17) ı paketleyecek kişinin şimdiden heryerinden öpüyorum. (Böylece dozilog da ilk kez bir yazının sonu erotizme bağlanmış oldu.)