29 Eylül 2010 Çarşamba

Usb Lamba

Uzun zamandır yapmayı düşündüğüm ama bir türlü elim değip de yapamadığım bir şeydi bu "usb lamba". En sonunda geçen gün biraz da can sıkıntısının yardımıyla aldım elime falçatayı, tornavidayı giriştim işe.

Ben genelde geceleri, evde herkes uyurken bilgisayar başında olurum. Her ne kadar herkesten uzak, minik odamda olsam da, odamdan süzülen ışık diğer odada uyuyanları rahatsız ediyor. Sadece ekranın ışığında el yordamıyla bir yerlere uzanıp, etraftaki nesneleri seçmeye çalışıyorum. Masaüstünde bir adet lambam var aslında ama onu açmam bile diğer insanları rahatsız etmeye yetiyor nedense. Daha önceleri "bi milyoncu" diye anılan bir dükkandan pille çalışan minik bir masa lambası almıştım. (bu tip abik gubik şeylere para harcamayı pek severim ben) Ama onu kullanmaya kalktığımda da pilleri benim uzun süreli çalıştırmalarıma dayanamayıp iflas ediyordu. Birkaç ay önce bir sitede nasıl usb lamba yapılacağına dair bir yazı okumuştum. Hep denemeyi düşünüyordum sonunda denedim ve mutlu sona ulaştım. :)

Şimdi yeterince boş zamanı olanlar ve canı sıkılanlar ile usb lamba yapımına başlayabiliriz. Öncelikle ben zaten var olan minik pilli lambamı usb den çalışacak hale getirdim. Yani tembelliğe kaçtım. Elinde böyle bir lambası olanlar deneyebilirler. Ancak olmayanlar bu adresi ziyaret ederek gerekli malzemeleri ve lambanın adım adım nasıl yapılabileceğini öğrenebilirler. Verdiğim adreste daha birçok ilginç proje mevcut. Böyle şeylere meraklı olanların hoşuna gidecektir diye düşünüyorum.

Benim pilli den usb'li ye çevirdiğim devşirme lambam:



Bu da mesai yaparken:

16 Eylül 2010 Perşembe

Tekrar Merhaba

Merhaba. En son böbrek rahatsızlığımdan bahsetmiştim. Kimi blog yazarı ve okuru arkadaşlar da bazı önerilerde bulunmuş, geçmiş olsun dileklerini paylaşmışlardı yorumlarıyla. Hepsine teşekkür ediyorum. Şimdilik iyiyim, en son 3-4 gün önce tekrar bi yokladı böbrek ağrım ama acilde iğneyi yeyince hizaya geldi. :)

Son günlerde bu sayfada sizlerle paylaşmak istediğim birçok şey aklıma geldi ama bir türlü yazmak içimden gelmedi. Tembel bir blog yazarıyım ben, zaten izleyici oranlarımdan da belli değil mi? :)

Ama üzerimdeki şu tembelliği atmanın en iyi yolunun bir yerlerden yazmaya başlamak olduğunu düşündüm. Biliyorsunuz genel olarak Linux konulu yazılar yazıyordum. Son zamanlarda Linux konusunda pek ahkam kesmesem de, yine de aklımda yazılması gerektiğini düşündüğüm bazı konular var. Zaman zaman onları dile getirmeye çalışacağım. Linux konusunda oldukça bilgili blog yazarı arkadaşlar var biliyorum. Ben onlar kadar teknik bilgi birikimi olan, tecrübeli biri değilim bunun farkındayım. Ama yine de meraklı, kullandığı sistemi kurcalamaktan korkmayan, orta düzey Linux bilgisine sahip bir kullanıcı olarak elimden geldiğince yararlı olduğunu düşündüğüm paylaşımlar yapmaya çalışıyorum. Tabi burada "orta düzey" derken genel anlamda Linux dağıtımlarının hepsinden az çok  anlayan birisi gelmesin aklınıza lütfen. Ben o kadar iddialı biri değilim. Henüz Slackware kullanmamış biriyim ben üzerime gelmeyin canım... :)

Kısacası tekrar buralardayım. Rahatsızlıklar, tembellikler derken blogcunun dönüp dolaşacağı yer blogudur deyip yine kendimi buraya attım. Herkese tekrar merhabalar diyorum.