27 Aralık 2010 Pazartesi

Başlıksız 27. Aralık 2010

Son günlerde kendimi zamkla, oturduğum sandalyeye, tam da bilgisayarın karşısına yapıştırılmış gibi hissediyorum. Zorunlu bir ihtiyaç gündeme gelmeyince oturduğum yerden kıpırdamıyorum. Arada bir mutfağa sigara içmeye gidiyorum o kadar. O da annem evde olduğu için. Misal geçen iki gün evde yalnızdım evin içini sigara dumanına boğmuştum o süre zarfında.

Kendimi dış dünyaya kapatıp, bilgisayar ekranına gömüldüğüm bu sürede bir sürü abuk subuk site gördüm, hatta bir kısmına da üye oldum, bol bol müzik dinledim, film izledim, araştırma yaptım ve tabi Ubuntu'yu kurcaladım. :) Peki elime ne geçti derseniz vallahi ben de bilmiyorum.

Uzun zamandır buralara da bir şeyler karaladığım yoktu. Her gün blogu açtım ama bir türlü aklıma yazacak bir şeyler gelmedi. Daha doğrusu geldi ama ben bir türlü oturup yaz(a)madım. Böyle kendinden alkollü gibiyim birkaç haftadır. Düşüncelerim, hareketlerim, söylediklerim net değil. Sürekli bir bekleme döneminde olduğumdan ötürü böyle insanlık dışı bir hal aldım sanırım. KPSS sonuçlarını bekliyorum, iş başvurusu yaptığım şirketlerin bana geri dönmesini bekliyorum, SGK'nın yaptığımız yazışmaya cevap vermesini bekliyorum, hatta yeni yılın gelmesini bekliyorum. Sürekli bir şeyleri bekliyorum yani anlayacağınız.

Eğer bu ruh halinde çıkabilirsem hem kendi adıma hem de insanlık adına güzel şeyler yapacağım diye düşünüyorum. Ya da sadece kendime güzel şeyler yaparım banane lan insanlıktan. :) Neyse kendinize iyi bakın. Kafayı toparlar toparlamaz tekrar bir şeyler karalarım sanırım. Ha bir de şu şarkıyı paylaşmadan edemeyeceğim belli ki...
         Müzeyyen Senar'dan geliyor efendim. Ormancı...