21 Ocak 2011 Cuma

Pardus 2011 Karşınızda!



Dün kullancılarını twitter ve irc.freenode.net #pardus kanalında heyecanla bekleten Pardus'un yeni sürümü 2011 çıktı. Ayrıntılı bilgi ve yeni sürüm hakkındaki görüşler için burayı, Pardus 2011'i indirmek için ise burayı tıklayabilirisiniz.

Ben kotalı kullanıcı olduğum için DVD siparişi vermiştim. Pardus 2011 dvdim elime geçer geçmez incelemeye ve kurcalamaya başlayacağım yeni pisimizi. Tüm GNU/Linux severlere hayırlı olsun yeni Pardus.

20 Ocak 2011 Perşembe

Atarilerini Özleyenlere

90'larda çocuk olanların yakından tanıyacağı, atarilerden bahsedeceğim size biraz. Çünkü son günlerde ben tekrar o eski günlerdeki oyunlara merak sardım. :)

O günlerde birçok tanıdığımın atarisi vardı. Ama benim yoktu çünkü tüm ısrarlarıma, ağlayıp, zırlamalarıma rağmen bana atari alınmıyordu. Bu duruma biraz bozuluyordum haliyle. Sonra abim yiğenim Mert'e bir tane atari almış. Benle Mert'e dedi ki "size bir süprizim var". Sonra elindeki kutuyu bir açtı ki içinde atari var. Tabi bizim Mert ile o tarihten sonraki en büyük eğlencemiz o atari olmuştu. Tüm gün atari oynuyorduk. 1000000 in 1 isimli kasetlerde gerçekten de 100000 tane farklı oyun olmadığının kısa sürede farkına varmıştık ama yine de bir umut sayfalarca gidip farklı oyunları araştırıyorduk. Çok nadiren de buluyorduk. Ama bu farklı diye tabir ettiğimiz oyunlar daha önceki oyunların biraz makyajlanmış hali oluyordu en fazla.

Sonra bir gün kendime atari aldırmak için babama yalvarmak zorunda kalmaktan bıktığımdan, biriktirdiğim bayram harçlıklarımla, eğer hafızam beni yanıltmıyorsa o zamanın parasıyla 40 milyon liraya kendime atari aldım. Kendisi aşağıda resimde gördüğünüz atariydi.




O atari benim hayatımdaki en önemli elektronik alet olmuştu. Oynayacağım zaman kutusundan çıkarıp adaptörünü, kollarını (joystick) takıp, sonra da televizyon bağlantısını kurup saatlerce televizyonun karşısında oyun oynuyordum. Ne zamanki annem ya da babam çıkart artık onu diye bağırmaya başlıyordu, o zaman da üfleye püfleye atariyi tvden çıkarıp, tekrar dikkatli bir şekilde kutusuna yerleştirip, yatağımın altına koyuyordum. Gözüm gibi bakıyordum atariye. :) Arkadaşlarla kaset değişimleri yapıyorduk. O da kesmezse o zaman da çarşıya gidip kaset değiş tokuşu yapan bir dükkana girip elimizdeki beğenmediğimiz kaseti verip üzerine de bir kaç lira daha bayılıp yeni bir kaset alıyorduk.



Güzel günlerdi. Şimdiki çocukların büyük bir kısmı o dönemin çocuklarının saatlerce Super Mario oynayabildiklerine inanmazlar sanırım. Donkey Kong, Road Fighter, Street Fighter, Mortal Kombat, Tetris, Tennis, Sonic, Jungle Book, Contra gibi oyunları saatlerce, sıkılmadan oynayabiliyordu o dönemin çocukları.

İşte benim gibi o dönemin oyunlarını özleyen, eşşek kadar olmuş ama içindeki çocuğu aldırmamış olanlara, bu güzelim oyunları temin edebilecekleri bir adres ve Linux altında oynamalarını sağlayacak bir öykünücü (emulatör) önereceğim.

  Not: Aşağıdaki anlatım Nintendo (.nes) romları için geçerlidir. Daha başka rom uzantıları için google amcaya başvurmanızı tavsiye ederim. Örneğin .smc uzantılı oyunlar için "smc roms" şeklinde bir arama işinizi görebilir. Linux altında .smc uzantılı oyunları oynamak için ise Zsnes yazılımını kullanabilirsiniz.

Oyunları temin etmek:
Bahsettiğim oyunları oynamak için elinizde bu oyunları barındıran .nes uzantılı rom dosyalarının bulunması gerekiyor. Bu tip dosyaları en sağlıklı şekilde bulabileceğiniz site olarak sizlere romnation.net sitesini önerebilirim. Daha başka kaynaklardan da değişik romlar bulabilirsiniz elbette.

Oyunları çalıştırmak:
Romnation sitesinden ya da sizlerin google vasıtasıyla bulduğu nes rom barındıran sitelerden, oynamak istediğimiz romları indirdikten sonra sıra geldi bunları çalıştırmaya. Linux altında .nes uzantılı romları çalıştırmak için ihtiyacınız olan yazılımın adı Mednafen. Mednafen birçok dağıtımın paket yöneticisinde bulunmakta. Pardus için "sudo pisi it mednafen" komutu iş görür diye düşünüyorum. Ubuntu için ise "sudo apt-get install mednafen" komutuyla yazılımı sistemimize kurabiliriz.

Mednafen'i sisteminize kurduktan sonra menülerde bulamazsanız şaşırmayın çünkü Mednafen konsol üzerinde çalışan bir uygulama. Uçbirimde "mednafen rom_adı" komutuyla oyunlarınızı açabilirsiniz. Ya da daha pratik bir yöntemle herhangi bir .nes uzantılı rom dosyamıza sağ tıklayıp özellikler seçeneğine girip, birlikte aç kısmına komut olarak mednafen yazarsak ve bütün .nes uzantılı dosyalara bunu uygula seçeneğini seçersek, bundan sonra .nes uzantılı bütün oyun dosyalarımızı çift tıklayarak mednafen ile açılmalarını sağlayabiliriz.

Mednafen'i ayarlamak:
Mednafen'i ayarlamak için herhangi bir oyunu açtıktan sonra ALT+SHİFT+1 tuşlarına basın. Sırasıyla ikişer kez yukarı, aşağı, sol, sağ, select, start, B, seri B, A, seri A tuşlarını klavyemizde hangi tuşlar olmalarını istiyorsak o şekilde ayarlıyoruz. Ben oyunlarımı tam ekran oynamak isterim diyorsanız, ALT+ENTER tuşlarına basarak tam ekran moduna geçiş yapabilirsiniz.

Hani bize biraz oyun versen de oynasak!
Sizi site site dolaşıp rom bulmaya çalışma zahmetinden kurtarmak isterim elbette. :) Bu yüzden elimdeki 115 oyunu sizlerle paylaşmak isterim. Buyrun:

Atari oyunları indir

5 Ocak 2011 Çarşamba

Uçurulan Disk Bölümü Ardından Yakılan Ağıt - mango yenatoki toyoko nombaki

Sen yıllarca neredeyse her ay yedekler al, evinde sırf yedeklediğin dosyaların içinde bulunduğu 20-30 tane cd-dvd olsun, Pardus 2007 kullandığın dönemin dosyaları hatta ondan da öncesinde Xp kullandığın dönemin dosyaları hep dvdlerde bulunuyor olsun, ama bütün bilgisayar hayatın boyunca oluşturduğun en iyi dosya koleksiyonunun yedeğini "ne de olsa o dosyalar diskte ayrı bir bölümde hacı, yeni sistem kurarken oraya dokunmam olur biter, sapasağlam kalır dosyalarım" diyerekten alma. Sonra Ubuntu 10.10'da kurduğun günden beri yaşadığın "ses takılması, atlaması" sorununa iki ay çözüm ara, bulduğun bütün çözümleri denemene rağmen tatmin edici bir sonuç alamayınca Pardus kurmaya çalış. Pardus kurmaya çalışırken hani o "dokunmayacağın" disk bölümüne yanlışlıkla dokun ve disk bölümlemedeki bu hatayı ikinci kere disk tablosunu inceleme gereği duymadığın için fark etme ve bütün o arşivinin bulunduğu disk bölümünü formatla. Sonra yeni kurulan Pardus 2009.2 grub hatası versin. Sen de bir hışımla "ne de olsa kurumsal 2 çıkınca onu kuracağım şimdilik en iyisi Ubuntu'ya geri döneyim varsın ses sorunlu olsun" de ve tekrar Ubuntu 10.10 kurulumu yap. Sıfırdan Ubuntu kurulumu yaptıktan sonra ilk iş olarak o arşivinin bulunduğu disk bölümünü sisteme bağlamak için Gparted kur ve karşına gelen ekranla birlikte kısa süreli bir inme yaşa...

Ben nasıl becerdiysem, o gözümden bile sakındığım (ki zaten sakınan göze çöp batarmış biliyorum) disk bölümümü Pardus kurulumu sırasında önce biçimlendirmiş, sonra da yaptıklarım yetmezmiş gibi sıvamak mahiyetinde bir de uzatılmış bölüm olarak ayarlamışım. Bir süre durumu düzeltmeye çabaladım çaresizce ama çok iyi biliyordum ki artık bunu düzeltmek pek mümkün değildi. Yine de internette biraz araştırma yaptım ve Testdisk yazılımını öğrendim. Ubuntu depolarında varmış hemen kurdum ve internette bir blog yazarı arkadaşın anlatımından yararlanarak silinen dosyalarımı geri getirmeye çalıştım. Önce hızlı tarama, sonra da derinlemesine tarama yaptırdım ama giden dosyalarımın bir tekini bile geri getiremedim. :( Ben de son çare olarak bilgisayarın başından kalktım ve bir bardak su içtim.

Peki tüm bunlar neden başıma geldi? En önemli nedenleri: anlık karar almam, dikkatsiz disk bölümlemesi yapmam, sabırsız davranmam ve en önemli hatam yıllardır düzenli olarak bilgisayarımdaki önemli dosyaları dvdlere yedek alma alışkanlığımı terk etmem.

Evet sevgili blog severler, bu hikayeden ne ders çıkardık?
(Hep bir ağızdan)
- Eğer bilgisayarımızda önemli dosyalarımız varsa ara ara yedek almalıyız ve acele kararlar vermemeliyizzzz...!!
Not: Başlıktaki sözün anlamını merak edenler tıkırdatıverin.