23 Temmuz 2011 Cumartesi

Uzuuun bir aradan sonra...

Son yazımı 10 Nisan tarihinde yazmışım. Bugün tarih nedir? 23 Temmuz... Yuh! Tarihin en savsak blogger yazarı benimdir sanırım. :) Şimdi ben neden bu kadar zamandır bir tek yazı bile yazamadım? Efendim hemen anlatayım. 10 Nisan daki yazımda da anlattığım gibi çalışmaya başlamıştım. Hala daha çalışıyorum. Çalışma saatlerim uzun ve yorucu olduğu için internetle alakalı hiçbir şeyle ilgilenemez oldum.  Evi de otel olarak kullanıyorum zaten. Sabah kahvaltısı nedir unuttum mesela...

Peki onca zamandır hiç girdi göndermeyen bir yazar olarak neden bugünü seçtim acaba? Çünkü bugün benim doğum günüm. Ve şansa bakınız ki doğum günüm izinli olduğum güne denk geldi. :) Gerçi bugünle ilgili bir sürü hayalim vardı, uzun zamandır hayalini kurduğum motosikleti almaya gidecektim falan ama hiçbirini yapamadım. Halbuki bir aydır bugün için hazırlanıyordum. Almak istediğim motosikletin parasını biriktirmiştim. Ancak nedense bugün bir türlü galeriye gidip de motorumu alamadım. Aklıma onlarca şey takıldı. Motosiklet alma sevdasına düştüğümden beri annem başta olmak üzere tanıdığım herkesin karşı çıkması, benim 3-4 ay içinde -eğer kalan son bir dersimi de verirsem- askere gidecek olmam, çalıştığım iş yerinde iyice sıtkımın sıyrılmış olması, işi bırakmamın an meselesi olması ve tüm bunlara rağmen benim deli gibi motosiklet sahibi olmak istiyor olmam. Tüm bunları ardı ardına düşününce ayaklarım bir türlü motosikle galerisine gitmedi. Çarşıya çıktım, döndüm dolaştım, ama bir türlü galerinin olduğu sokağa giremedim. Çünkü biliyordum, eğer girersem oradan motosikleti almadan çıkmayacaktım. Gerekirse senet sepet imzalayacak, varımı yoğumu oraya gömecek ama o iki tekere kavuşacaktım. Bundan korktuğum için galerinin olduğu sokağın etrafında turlayıp tıpış tıpış eve geri döndüm.

Biraz konudan konuya atlamış gibi oldum ama 3 aydan fazla bir süredir hiçbir şey yazmayan bir yazarın yazısı da ancak böyle olabilirdi. Şu sıralar benim için en güzel şey okul durumumun en azından benim tahmin ettiğimden daha iyi durumda olması. Ben hem çalışıp hem sınavlara hazırlanıyor olduğum için en az iki ya da üç dersten çakarım diye düşünürken, en korktuğum dersleri bile vermiş bulundum. Ancak her zaman hesapta olmayan bir şeyler olur bu hayatta ya, işte o yüzden de hiç aklımda olmayan, ulan ben bu dersi kesin veririm diye düşündüğüm bir dersten bütünlemeye kaldım. :) Hayata her zaman ilginç şakalar yapıyor insana.

Yaptığım işe gelecek olursam, sandviç satan bir dükkanda önceleri paket servis elemanı olarak başladığım iş hayatıma, şimdilerde ocağın başında sandviçleri hazırlayan usta olarak devam ediyorum. :) Gerçi arada paket servisi yoğunluktan sıkıştığında pakete de çıkıyorum. Yani aslında iki işi birden yapıyorum gibi birşey. :)) Yanlarında çalıştığım insanlardan memnunum ama iş o kadar da hoşuma gitmiyor. Ama ne yaparsınız ki para lazım para! :) Ben bu tip işler için hiç de uygun biri değilim aslında. Yani bana öyle geliyor belki de ama ben şimdiye kadar hiç uzun saçlı bir usta görmedim kendimden başka bu gibi yerlerde. :) Neyse şimdilik yuvarlanıp gidiyoruz işte en azından harçlığımız çıkıyor.

Son olarak ikinci el temiz 125 - 250 cc arası satılık motosiklet aranmaktadır. İzmir içinden satıcılar olursa sevinirim. :) Ayrıca büyük bir aksilik olmazsa yakında mezun olacağıma göre insan kaynakları elemanı arayan varsa mezun olmama çok az kaldı duyurulur! :))

Zahmet edip okuyan herkese teşekkürler. İzliyor olmama rağmen uzun zamandır yazılarını okuyamadığım tüm blog yazarı arkadaşlarımdan da özür diliyorum. Başta da biladerimden. :)