4 Ağustos 2011 Perşembe

Uzuun Bir Aradan Sonra

Hala bu blogun "mızıklayanı" olarak göründüğüm için, ve uzuun bir süredir bu bloga "mızıklamadığım" için aynı başlıktan bir tane daha atıp bir şeyler karalama hakkını kendimde gördüm. Arz ederim.

Yazlıklara gittim, ne bikinler gördüm içlerinde kız yoktu. Rakı içtim şarap içtim. Düzeltiyorum: şarap içmedim.

Satranç turnuvasına katıldım mesela, bu uzuun arada. Ne rakipler gördüm, ezip geçtiler beni.

İnşaatlara gittim, amelelikler yaptım. Ne çöpler kokladım, içlerinde her bir şey vardı be.

Abimin yaptığı sandviçlerden yedim bir tane. Çıkartıyordum az kalsın. Ama onun suçu yok, malzeme dandik herhalde, midem hassastır benim. Ne mideler gördüm, sabahın köründe işkembeyi kaldırabiliyordu.

Ne bankalar gördüm. Sömürüyorlar lan beni! Ama hata bende. Kullanmayaydın kredi kartını, almayaydın hiç.

Hatta ve hatta; ben ne vizeler gördüm ne finaller gördüm. Ne insanlar gördüm, geçtiler o derslerden.

Daha da geriye gidecek olursak; ben ne Sakarya'lar Adapazar'lar gördüm, içlerinde insan "az".

İstanbul gördüm, TT Arena gördüm. Çok güzel.

Bir keresinde Kadıköy gördüm, Şükrü Saraçoğlu gördüm, dayaktan kıl payı kurtulduk. Ben ne taraftarlar gördüm, haklı adamlar abi, Kadıköy'de niye giyiyorsun ki o formayı.

Ben ne yavşaklar gördüm, gevrek gevrek sırıttım onlara. Bana vuranlara diğer yanağımı çevirdim.

Evliya gibi birşeyim aslında ben.

Herkese iyi Ramazan'lar.