3 Kasım 2010 Çarşamba

Son günlerde herşeye karşı ilgisiz bir adam oldum ben. İçimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Öylesine oturuyorum. Arada tv izliyorum, arada da arşivdeki filmleri oturup bilmem kaçıncı kez tekrar izliyorum. Şöyle bi dışarı çıkayım, iki insan evladı göreyim, birkaç arkadaşı arayayım hal hatır sorayım... yok! Tek yaptığım bilgisayar karşısında pineklemek. Bilgisayarın başına geçip yararlı bi iş yapsam yine kızmayacağım. Öylesine boş boş işlerle uğraşıyorum işte. Gerçi tüm bu ilgisiz, vurdumduymaz halimin bir nedeni de 2-3 gündür hasta olmam. Ama bu konu can sıkıcı bir konu olduğu için ve daha önce blogda bahsettiğim için tekrar tekrar anlatmak istemiyorum. Gerçi bu seferki başka bi rahatsızlık ama.. neyse zorlama okuyucu anlatmayacağım işte!

Zaman zaman bu sayfaya uğrayanlar fark etmişlerdir sanırım. Yine blogun tasarımını değiştirdim. Siyah renkten ve bannerdan sıkılmıştım. İkisini de ani bir kararla yeniledim. Mavi mavi güzel oldu bence.

Ha bu arada blogumu izleyenlerin sayısı iki elin parmakları kadardı, artık o kadar da değil. :) Bu da demek oluyorki blogun gidişi gidiş değil. Acilen yönetim kurulunu toplamalı ve gerekli önlemleri almalıyım. Bu blog yerinde sayıyor, kimse sorumlusu çıksın ortaya diye haykırmalı, gerekirse bu durumdan sorumlu kişiye iki tokat aşk etmeliyim. Haydi eyvallah...